
Ödeme emrine itiraz, hakkınızda başlatılan haksız ilamsız icra takibini durdurmak amacıyla, tebligatı aldığınız tarihten itibaren 7 gün içinde ilgili icra dairesine bir dilekçe ile yapılan resmi hukuki işlemdir.
Bu İçeriği Yapay Zekâ (AI) ile Özetleyin:
İçindekiler
- 01Ödeme Emri Nedir, Ne Zaman Gönderilir?
- 02Ödeme Emrine İtiraz Süresi Ne Kadardır?
- 03Ödeme Emrine İtiraz Nasıl Yapılır?
- 04Borca İtiraz ile İmzaya İtiraz Arasındaki Fark
- 05İtiraz Takibi Nasıl Etkiler?
- 06Süresinde İtiraz Edilemezse Ne Olur?
- 07Kötü Niyetli veya Haksız İtirazın Sonuçları
- 08İtiraz Dilekçesi Hazırlarken Dikkat Edilmesi Gerekenler
- 09Sonuç
Ödeme emrine itiraz, hakkınızda başlatılan icra takibine karşı 7 gün içinde icra dairesine yapılan yasal başvurudur.
Bu süre hak düşürücüdür; kaçırıldığında takip kesinleşir ve alacaklı doğrudan haciz isteyebilir. Bu nedenle ödeme emrini aldığınız andan itibaren hangi adımı ne zaman atacağınızı bilmek büyük önem taşır.
Bu rehberde itiraz süresini, itirazın nasıl yapılacağını, borca ve imzaya itiraz arasındaki farkı ve itirazın takibi nasıl etkilediğini bulacaksınız.
Buradaki bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır; somut bir dosyaya ilişkin hukuki tavsiye niteliğinde değildir. Dosyanızdaki sürenin ne zaman dolduğunu ve hangi itiraz sebebine dayanmanız gerektiğini değerlendirmek için Av. Sena Koparan Şafak ile görüşerek dosyanıza özel bir değerlendirme talep edebilirsiniz.
Ödeme Emri Nedir, Ne Zaman Gönderilir?
Ödeme emri, alacaklının icra dairesine yaptığı takip talebi üzerine icra müdürünün borçluya gönderdiği resmî belgedir. İcra müdürü, talebin kanunda öngörülen şartları taşıdığına karar verirse ödeme emrini düzenler.
Belge, takip talebinden itibaren en geç 3 gün içinde tebliğe çıkarılır. Takip bir senede veya belgeye dayanıyorsa, bu belgenin onaylı bir örneği ödeme emrine eklenir.
Birden fazla borçlu aynı anda takip ediliyorsa, ortak bir temsilcileri olmadıkça her birine ayrı ayrı ödeme emri tebliğ edilir. Aynı borçlu hakkında farklı günlerde birden fazla takip başlatılmışsa, daha eski tarihli talep işleme alınmadan yeni ödeme emri gönderilemez.
Ödeme emri, alacaklının tek taraflı beyanına dayanır; icra dairesi bu aşamada borcun gerçekten var olup olmadığını araştırmaz. Bu nedenle ödeme emri gelmiş olması, borcun kesin olarak size ait olduğu anlamına gelmez; itiraz mekanizması tam da bu yüzden vardır.
İlamsız İcra Takibinde Ödeme Emrinin İçeriği
Ödeme emri belirli bilgileri içermek zorundadır. Borcun ve masrafların 7 gün içinde icra dairesinin banka hesabına ödenmesi ihtarı bunların başında gelir.
Takip bir senede dayanıyorsa, senetteki imza size ait değilse bu durumun yine 7 gün içinde ayrıca ve açıkça bildirilmesi gerektiği belirtilir. Aksi hâlde imza sizden sadır sayılır.
Belgede ayrıca, itiraz edilmez veya borç ödenmezse 7 günlük süre içinde mal beyanında bulunma zorunluluğu ve buna uyulmazsa hapisle tazyik edileceği ihtarı yer alır. Ödeme emri iki nüsha düzenlenir; biri size gönderilir, diğeri icra dosyasında kalır.
Nüshalar arasında bir fark bulunursa, size ulaşan nüshadaki bilgiler esas alınır. Bu nedenle elinizdeki belgeyi kaybetmeden saklamanız, ileride ortaya çıkabilecek bir tutarsızlıkta işinize yarar.
Ödeme Emrine İtiraz Süresi Ne Kadardır?
Süre, takibin dayandığı belgenin türüne göre değişir. Bu farkı bilmemek, itirazın süresinde yapılmasını doğrudan etkiler.
Genel Kural: 7 Günlük İtiraz Süresi
İlamsız icra takibinde itiraz süresi, ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren 7 gündür. İtiraz etmek isteyen borçlu, bu süre içinde dilekçeyle veya sözlü olarak icra dairesine bildirimde bulunmak zorundadır.
İtiraz, takibi yürüten icra dairesinden başka bir icra dairesine yapılırsa, o daire gerekli masrafı alarak itirazı derhâl yetkili daireye gönderir. Bu durumda süre, itirazın ilk yapıldığı daireye ulaştığı tarihe göre değerlendirilir.
İtiraz eden borçlu veya vekili, dava ve takip işlemlerine esas olmak üzere yurt içinde bir adres bildirmek zorundadır. Bu adres bildirilmez ve tebliğ memurunca da tespit edilemezse, takip talebindeki adrese yapılan tebligat geçerli sayılır.
Bu kural özellikle yurt dışında yaşayan borçlular için önemlidir. Türkiye'de bir adres göstermezseniz, sonraki tüm tebligatlar takip talebindeki adrese yapılmış sayılır ve bundan haberdar olmamanız bir mazeret oluşturmaz.
Kambiyo Senetlerine Özgü Takipte Süre: 5 Gün
Çek, bono veya poliçeye dayanan takiplerde süre farklı işler ve bu fark genellikle gözden kaçırılır. Bu takipte borcun ödenmesi için tanınan süre 10 gündür, ancak itiraz süresi 5 gündür.
Daha önemli bir fark da itirazın yapılacağı yerdir. İlamsız takipte itiraz icra dairesine yapılırken, kambiyo senedine dayalı takipte itiraz doğrudan icra mahkemesine bir dilekçeyle yapılmalıdır.
Takibin dayandığı senedin kambiyo senedi vasfını taşımadığını düşünüyorsanız ayrı bir yol daha vardır: bu itirazı da 5 gün içinde icra mahkemesine şikâyet yoluyla ileri sürebilirsiniz. Bu, borca itirazdan farklı, senedin niteliğine yönelik ayrı bir itirazdır.
Bu itirazın etkisi de farklıdır. İlamsız takipteki itiraz tüm takip işlemlerini durdururken, kambiyo senedine özgü takipte yapılan itiraz yalnızca satış işlemini durdurur; haciz gibi diğer takip işlemleri sürer.
Sürenin Ne Zaman Başladığı ve Nasıl Hesaplandığı
Süre, ödeme emrinin tarafınıza tebliğ edildiği günü izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Tebliğ tarihinin kendisi süreye dâhil edilmez.
Sürenin son günü resmî tatile denk gelirse, itiraz bir sonraki iş günü mesai bitimine kadar yapılabilir. Bu hesaplama hem 7 günlük hem de 5 günlük süreler için aynı şekilde uygulanır.
Tebligatın usulsüz yapıldığını düşünüyorsanız bu durum ayrıca değerlendirilmelidir. Usulsüz tebligat tespit edilirse süre, tebligatı öğrendiğiniz tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar.
Uygulamada sık karşılaşılan usulsüzlükler arasında tebligatın yanlış adrese yapılması, muhtara teslim edilip size hiç haber verilmemesi veya tebliğ tarihinin tutanağa hatalı yazılması sayılabilir. Bu tür bir aksaklık şüphesi varsa, tebligat zarfının ve tutanağın bir örneğini icra dosyasından temin etmeniz gerekir.
Elektronik tebligat sistemi üzerinden gönderilen ödeme emirlerinde ise süre farklı işler. Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır; bu beş günlük ulaşma süresi itiraz süresinin başlangıcını doğrudan etkiler.
Ödeme Emrine İtiraz Nasıl Yapılır?
İtiraz sürecinin nasıl yürütüleceği, hangi kanaldan başvurduğunuza göre değişir.
İcra Dairesine Yazılı veya Sözlü Başvuru
İlamsız takipte itiraz, icra dairesine bizzat giderek sözlü beyanla veya bir dilekçe sunularak yapılabilir. Sözlü itirazda memur, beyanınızı tutanağa geçirir ve size itiraz ettiğinize dair ücretsiz bir belge verir.
Vekil aracılığıyla itiraz etmek de mümkündür. Bu durumda vekâletnamenin icra takibi için özel yetki içerip içermediğine dikkat edilmelidir.
İtiraz edildiği, alacaklının yatırdığı avanstan karşılanarak 3 gün içinde bir muhtırayla alacaklıya bildirilir. Bu bildirim, alacaklının sonraki adımı için başlangıç tarihini oluşturur.
İtiraz dilekçenizin bir örneğini icra dairesinden istemeniz her zaman mümkündür. Dosyanızı takip ederken hem kendi itirazınızın işlendiğini hem de alacaklıya yapılan bildirimin tarihini bu şekilde teyit edebilirsiniz.
e-Devlet / UYAP Üzerinden İtiraz Mümkün mü?
UYAP Vatandaş Portal üzerinden dosyanızı görüntüleyebilir, safahatı takip edebilirsiniz; ancak itirazın kendisi bu ekrandan gönderilmez. Kanun, itirazın icra dairesine dilekçeyle veya sözlü beyanla yapılmasını öngörür.
Bu nedenle portaldan yapabileceğiniz iş, ödeme emrinin tebliğ tarihini ve dosya numarasını doğru tespit etmektir. İtirazı bu bilgilerle birlikte fiziken veya kayıtlı elektronik posta gibi kabul edilen bir yolla iletmeniz gerekir.
Bazı icra daireleri, dilekçenizi kayıtlı elektronik posta üzerinden kabul etmektedir; ancak bu uygulama dairelere göre değişebilir. Bu nedenle itirazı e-posta ile göndermeden önce, ilgili icra dairesinin bu yöntemi kabul edip etmediğini telefonla teyit etmeniz sürecinizi güvence altına alır.
Dosya sorgulamayı nasıl yapacağınızı icra dosyası sorgulama rehberimizde ayrıntılı olarak anlattık; itiraz öncesi dosyanızı buradan kontrol edebilirsiniz.
İtiraz Dilekçesinde Bulunması Gerekenler
Dilekçede icra dairesinin adı, dosya esas numarası ve itiraz eden borçlunun kimlik bilgileri yer almalıdır. Kanun, dava ve takip işlemlerine esas olmak üzere yurt içi bir adresin de bildirilmesini zorunlu tutar.
İtirazın kapsamı açıkça belirtilmelidir: borcun tamamına mı yoksa bir kısmına mı, imzaya mı, yetkiye mi itiraz edildiği net yazılmalıdır. Belirsiz veya genel ifadeler, itirazın geçersiz sayılması riskini taşır.
Dilekçe iki nüsha hazırlanıp icra dairesine sunulur; bir nüsha dosyaya işlenir, diğerine kaşe ve tarih vurularak size iade edilir. Bu nüshayı saklamanız, itirazınızı süresinde yaptığınızın en güçlü kanıtıdır.
Dilekçenin sonunda talep kısmını da net yazmanız gerekir: itirazınızın kabulünü ve takibin durdurulmasını açıkça istemelisiniz. Bu ifade eksik bırakıldığında, itirazın kapsamı konusunda ileride tartışma çıkabilir.
Borca İtiraz ile İmzaya İtiraz Arasındaki Fark
Bu iki itiraz türü farklı hukuki sonuçlar doğurur ve dilekçede ayrı ayrı ele alınmalıdır.
Borca İtirazın Kapsamı (Faiz, Yetki, Zamanaşımı Dahil)
Borca itiraz, borcun varlığına, miktarına, faize, icra dairesinin yetkisine veya alacaklının takip hakkına yönelik itirazları kapsar. Borcun ödendiğini, zamanaşımına uğradığını veya vadesinin gelmediğini ileri sürmek bu kategoriye girer.
İtiraz eden borçlu, itirazın kaldırılması duruşmasında, alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında yeni bir itiraz sebebi ileri süremez ve mevcut sebepleri genişletemez. Bu nedenle ilk dilekçede tüm itiraz sebeplerinin eksiksiz yazılması gerekir.
Yetki itirazı da borca itirazın bir türüdür. İcra dairesinin yetkisiz olduğunu düşünüyorsanız bu itirazı da aynı 7 günlük süre içinde bildirmelisiniz; süre geçtikten sonra yetki itirazı ileri sürülemez.
Yetki itirazı yapıldığında icra mahkemesi önce bu itirazı inceler. Mahkeme icra dairesini yetkisiz bulursa, dosya yetkili icra dairesine gönderilir ve takip orada kaldığı yerden devam eder; yetki itirazı takibi tamamen ortadan kaldırmaz.
Zamanaşımı itirazı ise ayrı bir dikkat gerektirir. Borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürüyorsanız, hangi tarihten itibaren hangi sürenin işlediğini somut biçimde açıklamanız, itirazın ciddiye alınması açısından önemlidir.
İmzaya İtirazın Ayrı ve Açıkça Yapılması Zorunluluğu
Takip bir senede dayanıyorsa ve senetteki imza size ait değilse, bu durumu itirazınızda ayrıca ve açıkça belirtmelisiniz. Yalnızca "borca itiraz ediyorum" demek, imzayı kabul ettiğiniz anlamına gelir.
İmzaya itiraz ederseniz ve icra mahkemesindeki duruşmaya mazeretsiz katılmazsanız, itirazınızın geçici olarak kaldırılmasına karar verilebilir. Bu nedenle imzaya itiraz eden borçlunun duruşmayı takip etmesi kritik önem taşır.
İmzanızı haksız yere inkâr ettiğiniz anlaşılırsa, senede dayanan alacağın yüzde 10'u oranında para cezasına mahkûm edilebilirsiniz. Bu nedenle imzaya itiraz, gerçekten sizin olmayan bir imza söz konusu olduğunda kullanılmalıdır.
İmza incelemesi genellikle bilirkişi eliyle yapılır. Hâkim, elindeki karşılaştırmaya esas imza örnekleri yeterli görmezse sizden yeni bir yazı ve imza örneği almasını isteyebilir; bu nedenle duruşmaya kimlik belgenizle katılmanız gerekir.
Kısmi İtiraz Mümkün mü?
Evet, borcun yalnızca bir kısmına itiraz edilebilir. Ancak kanun, itiraz edilen kısmın miktarının ve gerekçesinin açıkça gösterilmesini şart koşar; aksi hâlde itiraz edilmemiş sayılır.
Kısmi itiraz yapıldığında takip, itiraz edilmeyen ve kabul edilen miktar üzerinden devam eder. İtiraz edilen kısım ise ayrıca değerlendirmeye tabi tutulur.
Bu nedenle borcun bir kısmını kabul ediyorsanız, dilekçede hangi tutarı, hangi gerekçeyle kabul etmediğinizi ayrı ayrı yazmanız gerekir. Genel bir "kısmen itiraz ediyorum" ifadesi yeterli kabul edilmez.
Kısmi itiraz stratejik olarak da kullanılabilir. Borcun bir kısmını peşinen ödeyip kalan kısmına itiraz etmek, hem iyiniyetinizi göstermenize hem de uyuşmazlığın kapsamını daraltmanıza yardımcı olabilir.
İtiraz Takibi Nasıl Etkiler?
İtirazın sonucu, alacaklı ile borçlu için farklı bir sürecin başlangıcı anlamına gelir.
İtiraz Üzerine Takibin Durması
Süresi içinde yapılan itiraz, ilamsız takipte takibi kendiliğinden durdurur. Alacaklı, ek bir işlem yapmadan haciz talep edemez.
Süresi içinde yapılmayan bir itiraz varsa, alacaklının talebi üzerine icra memuru takip işlemlerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu itirazını imzaya yöneltmişse, alacaklı derhâl icra dairesinden karşılaştırmaya esas imza örneklerinin getirilmesini isteyebilir.
Takip durduktan sonra alacaklının elinde iki yol kalır: itirazın iptali davası açmak veya belgenin niteliğine göre itirazın kaldırılmasını istemek. Hangi yolun izleneceği, elindeki belgenin türüne bağlıdır.
Bu süreçte borçlu tamamen pasif kalmak zorunda değildir. İtirazın haklı olduğunu düşünüyorsanız, alacaklının açacağı davaya karşı delillerinizi ve savunmanızı şimdiden hazırlamanız, sürecin sizi hazırlıksız yakalamasını önler.
Alacaklının İtirazı Aşma Yolları: İptal ve Kaldırma Davaları
İtirazın iptali davası, genel mahkemede açılan ve alacaklının alacağının varlığını genel hükümlere göre ispat etmesini gerektiren bir davadır. Bu dava, itirazın kendisine tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılmalıdır.
İtirazın kesin olarak kaldırılması ise daha hızlı bir yoldur ve yalnızca imzası ikrar edilmiş veya noterce onaylanmış bir belgeye dayanan alacaklarda kullanılabilir. Bu talep, itirazın tebliğinden itibaren 6 ay içinde icra mahkemesine yöneltilir.
Her iki davada da haksız çıkan taraf, diğer tarafın talebi üzerine hükmolunan tutarın yüzde 20'sinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edilebilir. Bu risk, hem alacaklıyı hem borçluyu itiraz sürecinde temkinli davranmaya yöneltir.
İtirazın kesin olarak kaldırılması talebinde borçlunun elinde bir savunma imkânı daha vardır: borcun ödendiğini, ertelendiğini veya zamanaşımına uğradığını gösteren bir belge sunmak. Böyle bir belge varsa, itirazın kaldırılması talebi reddedilir ve takip durmaya devam eder.
Süresinde İtiraz Edilemezse Ne Olur?
Sürenin kaçırılması, dosyanın seyrini kalıcı biçimde değiştiren bir eşiktir.
Takibin Kesinleşmesi ve Haciz Riski
7 veya 5 günlük süre içinde itiraz edilmezse takip kesinleşir. Bu noktadan sonra borca itiraz etme hakkı kural olarak kaybedilir.
Kesinleşen takipte alacaklı, doğrudan haciz talep edebilir. Ayrıca kesinleşen bir takipte itiraz edilmediği için, aynı süre içinde 74. maddeye göre mal beyanında bulunma zorunluluğu da doğar; bulunulmazsa hapisle tazyik söz konusu olabilir.
Bu aşamadan sonra borca itiraz etmek artık mümkün olmadığından, borçlunun elinde kalan yollar borçtan kurtulma davası veya menfi tespit davası gibi ayrı hukuki yollardır. Bunlar itirazdan farklı, daha uzun ve daha maliyetli süreçlerdir.
Gecikmiş İtiraz Yolu ve Şartları
Kanun, kendi kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle süresi içinde itiraz edemeyen borçluya bir imkân tanır. Bu borçlu, paraya çevirme işlemi bitinceye kadar gecikmiş itiraz yapabilir.
Ancak bu hak otomatik işlemez. Engelin ortadan kalktığı günden itibaren 3 gün içinde, mazereti gösteren delillerle birlikte itiraz sebeplerini bildirmek ve gerekli harç ile masrafları ödemek zorundasınız.
İcra mahkemesi, gecikme sebebinin niteliğine göre takibin durdurulmasına karar verebilir ama bu otomatik değildir. Daha önce mal haczi yapılmışsa, mazeretin kabulünden itibaren alacaklı 7 gün içinde itirazın kaldırılmasını istemez veya dava açmazsa haciz kalkar.
Gecikmiş itirazda kabul edilen mazeretler dar yorumlanır. Ağır hastalık, tutukluluk, doğal afet ya da benzeri kanıtlanabilir bir engel bu kapsama girer; sadece "haberim olmadı" demek yeterli bir mazeret sayılmaz.
Kötü Niyetli veya Haksız İtirazın Sonuçları
İtiraz hakkı, borcu geciktirmek için keyfî biçimde kullanılabilecek bir araç değildir; kanun bu konuda caydırıcı bir denge kurmuştur.
İtirazın İptali Davasında Tazminat Riski
İtirazın iptali davasında mahkeme, borçlunun itirazının haksız olduğuna karar verirse, diğer tarafın talebi üzerine borçluyu, hükmolunan tutarın yüzde 20'sinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edebilir.
Aynı denge alacaklı için de geçerlidir. Alacaklının takibinin haksız ve kötü niyetli olduğu tespit edilirse, aynı oranda tazminata mahkûm edilen taraf alacaklı olur.
Bu tazminatın miktarı, hükmolunan veya reddolunan tutar üzerinden hesaplanır; bu nedenle yüksek meblağlı dosyalarda haksız itiraz veya haksız takip riski, dava başında göz ardı edilmemesi gereken ciddi bir maliyet kalemine dönüşür.
İmzaya itirazda da benzer bir yaptırım vardır: imzanın gerçekten borçluya ait olduğu anlaşılırsa, imzayı haksız yere inkâr eden borçlu senede dayanan alacağın yüzde 10'u oranında para cezasıyla karşılaşır. Bu nedenle itiraz sebebinin gerçek duruma uygun seçilmesi, hem hukuki hem mali açıdan önemlidir.
İtiraz Dilekçesi Hazırlarken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Dilekçe hazırlarken en sık yapılan hata, itiraz sebebinin genel ve belirsiz ifadelerle yazılmasıdır. "İtiraz ediyorum" demek yeterli değildir; borca mı, imzaya mı, yetkiye mi itiraz edildiği ayrı ayrı belirtilmelidir.
Takip bir ticari ilişkiden doğuyorsa, sözleşme hükümleri ve varsa cari hesap kayıtları itirazın dayanağını güçlendirir. Bu tür dosyalarda ticari kayıtların düzenli tutulmuş olması, itirazın kaldırılması aşamasında belirleyici olabilir.
Ticari nitelikli alacak uyuşmazlıklarında sözleşme ve ticari kayıtların hukuka uygun şekilde değerlendirilmesi için bir ticaret ve şirket avukatı desteğiyle sürecin yürütülmesi, itirazın hem süresinde hem de doğru gerekçeyle yapılmasını sağlar.
Son olarak, itiraz dilekçesinin icra dairesine ulaştığına dair kaşeli nüshayı mutlaka saklamalısınız. Bu belge, ileride "itiraz süresinde yapılmadı" iddiasına karşı elinizdeki tek somut kanıttır.
İtiraz dilekçesini kendi kaleme almak mümkün olsa da, dosyanın belge türüne, itiraz sebebine ve olası tazminat riskine göre stratejinin baştan doğru kurulması sonucu belirgin biçimde etkiler. Bu nedenle özellikle yüksek meblağlı veya senede dayalı dosyalarda dilekçenin bir avukat gözetiminde hazırlanması önerilir.
Sonuç
Ödeme emrine itiraz, hakkınızda başlatılan bir takibi durdurmanın tek ve süresi kısıtlı yoludur. İlamsız takipte 7 gün, kambiyo senedine dayalı takipte ise 5 gün içinde ve doğru mercie yapılmalıdır.
Borca itiraz ile imzaya itiraz farklı sonuçlar doğurur; imzaya itiraz ayrıca ve açıkça belirtilmezse imza kabul edilmiş sayılır. Bu ayrımı gözden kaçırmak, aslında haklı olduğunuz bir dosyada dahi hak kaybına yol açabilir.
Süre kaçırıldığında takip kesinleşir ve haciz riski doğar; gecikmiş itiraz yolu ise yalnızca kusursuz bir engel hâlinde ve sıkı şartlarla açıktır. Bu nedenle ödeme emrini aldığınız andan itibaren zaman kaybetmeden harekete geçmek belirleyicidir.
Dosyanızdaki itiraz süresini ve size en uygun itiraz sebebini değerlendirmek için Av. Sena Koparan Şafak ile iletişime geçerek dosyanıza özel bir yol haritası oluşturabilirsiniz.
İçeriklerimiz, güncel mevzuat ve içtihatlar esas alınarak alanında uzman avukat tarafından hazırlanır; yeni gelişmelerde düzenli olarak güncellenir.
- 1.2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu (m.60-69, m.168-169)
Erişim: 24 Ağustos 2026
- 2.Adalet Bakanlığı UYAP Bilişim Sistemi – Vatandaş Portal
Erişim: 24 Ağustos 2026
- 3.7201 Sayılı Tebligat Kanunu (Elektronik Tebligat)
Erişim: 24 Ağustos 2026


